20.04.2017

ADRB KUTLU DOĞUM HAFTASI NEDENİYLE İHL ÖĞRENCİLERİNE KONFERANS VERDİ

     Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri kapsamında Kumru İlçe müftülüğü ve Aile Dini Rehberlik Bürosu tarafından, İma Hatip lisesi H.L. Konferans salonunda 18.04.2017 tarihinde “Hz. Peygamber ve Güven Toplumu” adlı konferans düzenlendi. Okul öğretmenleri ve öğrencilerinin yoğun ilgi gösterdiği Konferansta ADRB Koordinatörü ve İlçe Vaizi Osman KELEŞ ile üyeler Hatice Polat ve Aysel Dilekçe katıldı.

                Konferans öncesi Büro üyelerinden Hatice Polat yapılan faaliyetler hakkında öğrenci ve öğretmenlere kısa bir bilgi verdikten sonra kürsüye çıkan İlçe Vaizi ve koordinatör Osman KELEŞ katılımcılara hitaben yaptığı konuşmasında: “Her insan, canı, inancı, nesli, malı ve haysiyetinin emniyette olduğu, temel hak ve özgürlüklerinin korunduğu güvenli ortamlarda yaşamak ister. Modern zamanlarda birey ve toplumların güven duygusunun ağır yara aldığı bir gerçektir. Bilhassa İslam dünyasının her beldesinde akan kanların durmasını, insanlığın huzurunu tehdit eden her türlü şiddetin ortadan kalmasını, savaşların yerini barışın, düşmanlıkların yerini dostluğun almasını, insanlar arasında güven toplumunun yeniden tesis edilmesini Rabbimden niyaz ederim. Hiç şüphesiz ki sevgili Peygamberimizin doğumu biz Müslümanlar, hatta bütün insanlık için en önemli bir gündür. Çünkü Hz. Muhammed (as), Kur’an’ın ifadesi ile “Bir şahit, bir müjdeci, bir uyarıcı, Allah’ın izni ile bir davetçi ve ışık saçan bir kandil,” (Ahzab 45-46) “Alemlere Rahmet” (Enbiya/ 107), “İnsanlığa örnek” ( Ahzap/ 21) olarak gönderilmiştir. Bu bakımdan dini, dünyevi ve ahlakı hayatımızın en büyük şahsiyeti hiç şüphesiz ki Hz. Muhammed (as)’dır. Sevgili Peygamberimiz oluşturduğu toplumun harcını sevgi, barış, kardeşlik, yardımlaşma, dayanışma, dostluk, eman ve güven üzerine inşa etmiştir. Ensar ile Muhacir arasında oluşturduğu kardeşlik ve yardımlaşma, “Emin- Güvenilir” oluşu dünyaya en güzel örnek teşkil etmiştir. Bizleri de birlik, kardeşlik ve güvenilir olmaya davet ederek şöyle buyurmuştur: “Müslüman, diğer Müslümanların elinden ve dilinden güvende olduğu kimsedir”, “Mümin de insanların can ve malları konusunda kendisinden emin oldukları kimsedir” (Tirmizi, İman, 12). “Müslüman Müslüman’ın kardeşidir. O’na hainlik etmez. O’na yalan söylemez, onu zor durumunda yüz üstü bırakmaz…” ( Tirmizi, Birr, 18). Birliği, kardeşliği ve güveni sarsacak davranışlardan da kaçınılmasını istemiş ve şöyle buyurmuştur:“Birbirinizden nefret etmeyiniz, birbirinize haset etmeyiniz, Birbirinize sırt çevirmeyiniz, Ey Allah’ın Kulları Kardeş olunuz! Müslüman’ın din kardeşine üç günden fazla küs durması helal olmaz. Peygamber Efendimizin miladi kutlu doğumunun 1446. Yılında, yani bu yıl Diyanet İşleri Başkanlığımız, yüce dinimizin Emanet ve Güven anlayışına dikkat çekmek ve bu konuda bir bilinç oluşturmak amacıyla Kutlu Doğum Haftası’nda “Hz. Peygamber ve Güven Toplumu” temasını gündeme taşımıştır. Güven, insanca bir hayatın olmazsa olmazlarındandır. Zira her insan; canı, malı, inancı, nesli ve haysiyetinin emniyette olduğu, temel hak ve özgürlüklerinin korunduğu güvenli ortamlarda yaşamak ister. Günümüzde birey ve toplumların güven duygusunun ağır yara aldığı bir gerçektir. Güven duygusunun yaralanması, güven toplumunu inşa eden samimiyet, sadakat, emanet bilinci, ahde vefa, sevgi, saygı, merhamet ve yardımlaşma gibi değerlerin de zedelenmesini beraberinde getirmiştir. Diğer taraftan İslam’ın hayat veren rahmet yüklü mesajlarının kimi çevrelerce şiddet, terör ve vahşetin referansı olarak gösterilmesi, İslam toplumlarında güven duygusunun yeniden sorgulanmasını gündeme taşımıştır. Oysa İslam, barış ve güveni, eman ve huzuru, kısacası güven toplumunu inşa için gelmiştir.” diye kaydetti. Son olarak Âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamberimiz (s.a.s) de iman ile eman; mümin ile güvenilir olmak arasında sımsıkı bir bağ kurmuştur. Allah Resülü, güvenilir olmayı, güven aşılamayı, güven içinde yaşamayı söz ve uygulamalarıyla bizlere göstermiştir. Peygamberliğinden çok önce Muhammedü’l-Emin olarak anılan Hz. Peygamber, hayatının her döneminde güvenilir bir insan modeli sergilemiştir. Öyle ki kendisiyle amansız bir mücadeleye girişenler dahi onun dürüstlük ve güvenilirliğini kabul etmiştir. Peygamberimiz, Mekke’de temelini attığı güven toplumunu, Medine’de tesis etmiştir. Birbirleriyle savaşmaktan yılmayan, gözünü kırpmadan birbirinin canına kıyanlardan oluşan güvenden yoksun bir toplumu, birbirlerinin saygınlığını kendi saygınlığı, birbirlerinin yaşama hakkını kendi yaşama hakkı gören örnek bir toplum haline getirmiştir. Yesrib’i, medeniyet merkezi olan Medine’ye; bilgi, hikmet, adalet, güven ve kardeşlik yurduna dönüştürmüştür. Peygamber Efendimizin Medine’de inşa ettiği toplum modeli, sadece Müslümanlar için değil, aynı zamanda farklı inanç mensupları için de bir huzur ve güven kaynağı olmuştur. Zira tarih boyunca Müslümanlar, sadece kendi yurtlarında barış ve sükûneti sağlamakla kalmamış, aynı zamanda yeryüzünü selam ve eman yurdu haline getirmek üzere beldeleri, kıtaları ve denizleri aşmışlar, insanlığa örnek medeniyetler takdim etmişlerdir.” diyerek konuşmasını tamamladı.

              Konferans katılımcılara çiçeklerin dağıtımı ile sona erdi.